1. Ana Sayfa
  2. Teknoloji
  3. Z kuşağı, yapay zekâ için bir şans

Z kuşağı, yapay zekâ için bir şans

featured

Dünyadaki ilk 10 ekonomiden biri olmayı hedefleyen Türkiye’nin yapay zeka teknolojilerini kaldıraç olarak kullanabilmesi için yoğun bir Z kuşağı nüfusa sahip olmasını bir şans olarak nitelendiren Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman, “Önceliği beşeri sermaye yatırımına vermek şart” dedi.

Altınbaş Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman, teknolojinin getirdiği otomasyon sayesinde üretim sürecindeki pek çok rutin işin makinalarla yapılabilir hale geldiğini hatırlattı. Yapay zekanın ise otomasyonu biraz daha ileri götürerek düşünsel yetenek gerektiren işleri de makineler eliyle yapma olanağı sağladığını vurgulayan Ataman, “Belirsizlik içeren işlerde ise yapay zekâ sınırlı bir kullanım alanı bulabiliyor, dolayısıyla sosyal veya duygusal zekâ gerektiren işlerde yapay zekâ kullanımı kısıtlı kalacaktır” ifadelerini kullandı.

KAYBOLACAK İŞLER, YENİ MESLEKLER

Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman, yapay zekanın işgücü piyasasını nasıl etkileyeceği sorusunun cevabının en çok merak edilen konu olduğunu vurguladı. Ataman, “Bugünden bilinen bir gerçek yapay zekanın işsizlik yaratacağı ve mesleklerde ciddi bir dönüşüme neden olacağıdır. Bazı meslekler yok olurken yerine yeni meslekler çıkacak. O halde yapay zekâ süreci iyi yönetilip işgücü yapısal dönüşümlere hazırlanmalı” diye konuştu.

ÜLKEDEN ÜLKEYE DEĞİŞİR

Yapay zekanın ekonomik dinamiklere göre her ülkede farklı gelişebileceğini anlatan Prof. Dr. Ceylan Ataman şunları söyledi:

“Bu çerçevede istihdamın yapısındaki yapay zekâ kaynaklı değişim de bunun ülke ekonomisindeki kullanım seviyesine göre şekillenecektir. İleri teknoloji kullanan gelişmiş ülkelerde yapay zekâ insan gücünün yerini daha hızlı alacak. Ucuz işgücünden yararlanan gelişen ülkelerde teknolojinin maliyet üzerindeki etkisi belirleyici rol oynayacaktır.”

PEK ÇOK FIRSAT ORTAYA ÇIKACAK

Gelişen ülkelerde teknolojik ilerleme ekonomik büyümenin motoru olarak kabul edildiğine işaret eden Ataman, “Bu durumda yapay zekâ, katma değeri yüksek üretim süreçlerine geçmek için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Yapay zekâ kullanımı, özellikle genç nüfus için fırsatlar yaratma potansiyeline sahip. Yüksek katma değerli üretime yönelik uygulanması halinde yapay zekaNIN ekonomik çok yüksek bir getirisi olacaktır. Bu yönde kullanılması halinde yapay zekanın ülke ekonomisini kalkındırma konusunda belirgin bir etkisi olacaktır” dedi.

TEHDİTLERİ DE BERABERİNDE GETİRİYOR

Yapay zekanın yol açacağı en önemli değişimlerden birinin pek çok işin daha hızlı yapılması olacağını vurgulayan Ataman, “Bu sayede tasarruf edilen zaman, emeğin daha verimli kullanılmasını sağlamak açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Pek çok araştırmaya göre yapay zeka, bugünkü mesleklerin üçte birini yok edecek ve işsizlik artacak. Ancak Shumpeter’in yıkıcı yaratıcılık teorisi teknolojik gelişmenin tarihinde hep geçerli olmuştur. Yapay zekâ da bazı işleri yok ederken yeni iş alanları ortaya çıkaracaktır. Yapay zekanın insan gücünün yerini almasıyla, insandan makinaya geçiş süreçlerini yönetmek karşımıza çıkabilecek en önemli zorluk olarak görünüyor” diye konuştu.

YAPAR ZEKA İŞSİZLERİNE DESTEK

Araştırmalar yapay zekâ ve otomasyonda hızlı büyümenin gelir dağılımını bozucu bir etki yaratacağını ortaya koyuyor. Yapay zekaya uyumda ülkeler arasında ortaya çıkacak farklılıkların küresel düzeyde eşitsizlikleri arttıracağına işaret eden Ataman şunları söyledi:

“Yapay zekanın insanın yerini alarak gelir dağılımında yaratacağı adaletsizliğe karşı vatandaşlık geliri gibi çözümler gündemde. Bu durumda kazananlar ya da kaybedenler arasında yer almak ülkelerin izleyeceği politikalara bağlı.”

Z KUŞAĞI NÜFUSUNUN FAZLA OLMASI TÜRKİYE’YE AVANTAJ SAĞLIYOR

Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman şöyle devam etti:

“Konu ülkemiz açısından son derece önemli. Çünkü Z kuşağı nüfusumuz pek çok ülkenin toplam nüfusundan fazla. Bu da Türkiye’ye ciddi bir avantaj sağlıyor. Bu çerçevede önceliği beşerî sermaye yatırımına vermek şart.”

ÜNİVERSİTELERE DÜŞEN GÖREV

Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman, yapay zekâ alanında çalışabilecek yeni mezun sayısını arttırmak için üniversitelerin üzerine büyük görevler düştüğünü söyledi. Öncelikle araştırmacı ve uygulayıcı istihdamının desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Berrin Ceylan Ataman “Çalışmalar kamu, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, üniversiteler arasında eşgüdümlü yürütülmeli. Bunların yanı sıra yapay zekâ alanında uzmanlaşmış kişilerin beyin göçünü engellemek de çok önemli” diye konuştu.

2025’TE 50 BİN YAPAR ZEKA ÇALIŞANI HEDEFİ

Türkiye’nin ilk Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’ni açıklamasını ‘önemli bir adım’ olarak nitelendiren Berrin Ceylan Ataman, “2021-2025 yılları arasında yapay zekanın istihdamı arttırma kapasitesinin geliştirilmesine öncelik veriliyor. Bu hedefi gerçekleştirmenin ilk şartı ise nitelikli insan kaynağından geçiyor. 2025’te bu alandaki istihdamın en az 50 bine ulaşması hedefleniyor” ifadelerini kullandı.

DİJİTAL ALTYAPIYA ÖNCELİK VERİLMELİ

Prof. Dr. Berrin Ceylan Ataman, Türkiye’nin, yapay zekâ stratejisinin dijital altyapı yatırımlarına öncelik verilmesiyle hedefe ulaşabileceğini savunarak, “4G teknolojisinden 5G’ye geçildiği bir çağda Türkiye’nin alt yapı eksiğini tamamlaması öncelikli bir mesele iken, yapay zekanın yaratacağı toplumsal dönüşümü yönetmek ise en kritik sorunlardan biri” dedi.

Yorum Yap
Yazı Kaynakları
DHA

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorum Yap