1. Ana Sayfa
  2. Haber
  3. Kuruyan Akşehir Gölü artık uçtan uca otomobille gezilebiliyor

Kuruyan Akşehir Gölü artık uçtan uca otomobille gezilebiliyor

featured

Konya ve Afyonkarahisar sınırları içinde yer alan, geçmiş yıllarda onlarca balık türüne sahipliği yapan ve çevresindeki köylerdeki insanların geçim kaynağı olan Akşehir Gölü, bilinçsiz tarımsal sulama ve iklim değişikliği sonucu tamamen kurudu. Kuruyan gölde otomobille uçtan uca gezilebiliyor, köylüler büyükbaş hayvanlarını burada otlatıyor. Konya Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Nalbantçılar, “Bu gölün artık git gide bize veda eder durumda olduğunu, bize el salladığını düşünmemiz gerekiyor” dedi.

“ARABAYLA GEÇİLEBİLECEK DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Prof. Dr. Tahir Nalbantçılar, Akşehir Gölü’nün İç Anadolu ve Türkiye’nin en önemli su kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Ancak daha önce 5-6 metre su seviyesi bulunan gölün ortasında çatlamış toprak örtüsünün bulunduğunu belirten Nalbantçılar, “Akşehir Gölü’nün orta noktasında bugün yaya olarak dolaşabilecek, arabayla geçilebilecek durumla karşı karşıyayız” dedi.

Akşehir Gölü’nün yaklaşık 500 kilometrekarelik bir alana sahip olduğunu anımsatan Nalbantçılar, “Ekosistem, iklim, meyvecilik, balıkçılık ve birçok hayvan ve bitki türüne destek veren su kültesiydi. Bu su kütlesi, maalesef en derin noktasında, çatlamış toprakların üzerinde dolaşır hale gelmiş ve bugün itibarıyla da yüzlerce balıkçı işsiz kalmış. Sadece gölün belirli noktalarından çıkan otları yiyen hayvanlara dair bir fotoğrafla karşı karşıyayız” dedi.

Kuruyan Akşehir Gölü
Fotoğraf: Hasan Dönmez/DHA

“YAĞIŞLARDAN BAŞKA BİR KAYNAK SÖZ KONUSU DEĞİL”

Akşehir Gölü’nden geçmiş yıllarda da bu derece kuruyup tekrar su seviyesinin yükseldiğini hatırlatan Nalbantçılar, “Ancak içinde bulunduğumuz iklim değişikliği, küresel ısınmanın bir izini bugün Akşehir Gölü’nde de tespit etmiş bulunmaktayız. Netice itibarıyla bu göl, yüzeysel suların desteğiyle, yağışla beslenmekte ve suyu bu çevreden alabilmekte. Başka bir kaynağı söz konusu değil” dedi.

Bu gölü sadece iklimsel değişimin etkilemediğini vurgulayan Nalbantçılar, “Sulama amaçlı yapılan göletlerin, önemli derelerin önüne kurulan setlerin, tarımsal faaliyetleri destek amacıyla yapılan bu yapılarının bu göle gelen kılcal damarları da kuruttuğu ortada. İnsanoğlunun tarımsal faaliyetinin su ihtiyacı ve suya bağlı ürün artışlarını da gözeterek civardan son derece derin kuyularla su desteği alarak bu gölün bu hale gelmesine etkisi söz konusu olmuştur” diye konuştu.

Yorum Yap

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yorum Yap